30 Ocak 2026 Cuma
Süper Lig’de ilk 7 haftanın hakem istatistikleri
Stefan Kuntz ayrılacak mı
Jorge Jesus'tan Fenerbahçe - Beşiktaş derbisi öncesi açıklama
Türkiye, Uluslar Ligi'nden EURO 2024'e nasıl gider
Bir Annenin Acıdan Umuda Uzanan İyilik Yolculuğu
A Mili Futbol Takımımız, Danimarka'ya gitti
Bir Annenin Acıdan Umuda Uzanan İyilik Yolculuğu
— Öncelikle sizi bu anlamlı çalışmaya yönlendiren duygu nedir?
Bir annenin evladını kaybetmesi, yüreğinde hiç dinmeyen bir acı bırakıyor. Oğlum Ömer’i kaybettiğim günden beri bu sızı benimle. Ancak Ömer’in tertemiz kalbi, mücadele dolu hayatı ve bana öğrettiği sabır, bugün hâlâ yolumu aydınlatıyor. Bu iyilik yolculuğu, acımı umuda dönüştürme isteğiyle başladı.
— Bu yolculuk ilk olarak Ömer için mi başladı?
Evet… Her şey Ömer’im için başladı. Onun adını yaşatmak, hatırasını iyilikle anmak istedim. Zamanla fark ettim ki bu yol yalnızca Ömer’e değil, onun gibi desteğe ihtiyaç duyan tüm özel bireylere ve ihtiyaç sahiplerine uzanmalıydı. Çünkü biliyorum, Ömer yaşasaydı kalbinin kapısı herkese açık olurdu.
— Şu an bu iyilik yolculuğu nasıl bir etkinliğe dönüştü?
Bu etkinliği Nişantaşı Pazarı girişinde hayata geçirdik. Burada tamamen el yapımı kurabiyeler üretiyor ve satışını yapıyoruz. Üretim ve satış sürecinde benimle birlikte iki kadın emek veriyor. Bu noktada özellikle şunu vurgulamak isterim:
Satıştan elde edilen gelirin yalnızca bu iki kadının emeğinin karşılığı olan ücretleri ayrılıyor. Bunun dışında kalan tüm gelir, hiçbir istisna olmadan engelli bireylerin ihtiyaçları için kullanılıyor.
— Bu üretim ve satış noktasının sizin için özel bir anlamı var mı?
Elbette var. Burası sadece bir satış noktası değil. Aynı zamanda dayanışmanın, emeğin ve iyiliğin somutlaştığı bir alan. Bir yandan kadın emeğine destek olurken, diğer yandan engelli bireyler için umut oluyoruz. Bu denge, Ömer’in yaşam felsefesini yansıtıyor; paylaşmak, destek olmak ve kimseyi geride bırakmamak.
— Bu etkinlik sizin için ne ifade ediyor?
Bu etkinlik;
Ömer’in hatırasına bir dua,
ihtiyaç sahiplerine bir umut,
iyiliğe gönül verenler için ise bir buluşma anlamı taşıyor.
Burada yapılan her alışveriş, aslında bir iyilik zincirinin halkası oluyor.
— Yapılan katkıların size göre en büyük anlamı nedir?
Her katkı, Ömer’imin adını yaşatıyor ve yardıma ihtiyaç duyan nice yüreğe dokunuyor. Ömer’in adıyla bir engelli bireyin hayatına destek olabilmek, bir annenin acısını bir nebze olsun hafifletiyor.
— Son olarak destek verenlere ne söylemek istersiniz?
Bu anlamlı günde yanımda olan, destek veren, Nişantaşı Pazarı’nda durup bir selam veren, Ömer’imin hatırasına sahip çıkan herkese kalbimin en derininden teşekkür ediyorum.
Ömer’im ve tüm ihtiyaç sahipleri için çıktığımız bu yolda, iyiliğin büyümesini ve umudun çoğalmasını diliyorum.
Gazeteci-Yazar Gökhan Çelik’ten Yeni Roman: Hilal Birliği
Gazeteci ve yazar Gökhan Çelik, aynı zamanda Türkiye Atıcılık Federasyonu As Başkanı olarak görev yaparken, edebiyat alanındaki üretkenliğini yeni romanıyla sürdürüyor. Çelik’in dokuzuncu romanı olan “Hilal Birliği”, okurla buluşarak raflardaki yerini aldı.
42. İstanbul TÜYAP Kitap Fuarı ile birlikte satışa çıkan Hilal Birliği, tarihin gölgelerinde kurulmuş, varlığı hiçbir zaman kayıtlara geçmemiş gizli bir teşkilatın izini sürüyor. Roman, bir milletin hafızasında saklı kalmış, susarak hükmeden ve her dönemde varlığını koruyan bir aklın hikâyesini merkezine alıyor.
1990’lı yılların karanlık sokaklarında bir müzisyenin cebine bırakılan gizemli bir mektupla başlayan hikâye; geçmiş ile geleceği, birey ile devleti, hakikat ile sırrı iç içe geçirerek ilerliyor. Alparslan Türkeş’ten Turgut Özal’a, Muhsin Batur’dan Adil Erdem Bayazıt’a, Barış Manço’dan Necip Hoca’ya uzanan gerçek isimler, romanda tarih sahnesinin perde arkasındaki taşıyıcılar olarak yer alıyor.
Hilal Birliği, hayal ile gerçeğin arasındaki en ince çizgide yürürken okuru yalnızca bir hikâyeye değil, bir sorgulamanın içine davet ediyor. İlk satırdan itibaren okur, sanki kendi cebine bırakılmış bir mektubun çağrısıyla baş başa kalıyor ve şu soruyla yüzleşiyor:
“Ben gitmeli miyim?”
Roman, Yediveren Yayınları etiketiyle yayımlandı.
Gökhan Çelik daha önce; “Türk Mülkünün Nizamı: Nizamülmülk”, “Ahi Evran”, “Denizlerin Tufanı: Piri Reis”, “Çaka Bey – Beni Denizlere Gömün”, “Fatih Zamanı: Veladet”, “Şahzade – Hükümdarlık Satracı”, “Kurt Gecesi: İmparatoryum” ve “Kıbrıs Baskını” adlı romanlara imza atmıştı.
Yeni romanı Hilal Birliği ile Çelik, tarihsel derinliği, politik arka planı ve güçlü kurgusuyla okuru hem düşünmeye hem de hatırlamaya çağırıyor. Çünkü bazı sırlar anlatılmaz; ancak hak edenin kulağına fısıldanır.
14 Aralık, Halıcılar Günü Olarak Sektöre Kazandırılıyor
Türkiye’nin köklü halıcılık geleneğini yaşatmak, bu kadim zanaatın tüm emekçilerini onurlandırmak ve sektörel farkındalığı güçlendirmek amacıyla; 14 Aralık tarihi “Halıcılar Günü” olarak ilan edilmesi yönünde sektör genelinde bir çağrı başlatıldı.
Koza Halı Batıpark, kuruluşunun birinci yılı vesilesiyle, kendi başarısını kutlamanın ötesine geçerek halıcılık sektörüne kalıcı bir değer kazandırma sorumluluğunu üstlendi. Bu doğrultuda 14 Aralık’ın; halı ustalarından tasarımcılara, mağaza çalışanlarından üretim ve lojistik ekiplerine kadar sektörün tüm paydaşlarını kapsayan bir saygı ve farkındalık günü olarak benimsenmesi hedefleniyor.
Halıcılık; Anadolu’nun kültürel hafızasını, estetik anlayışını ve zanaatkârlık geleneğini temsil eden en güçlü değerlerden biridir. Her ilmik bir emeği, her desen bir mirası taşır. 14 Aralık Halıcılar Günü, bu emeğin görünür kılınması ve sektörün ortak sesi hâline gelmesi amacıyla hayata geçirilmektedir.
Koza Halı Batıpark tarafından başlatılan bu girişim; tüm sektör temsilcilerinin sahiplenmesiyle, ulusal ve uluslararası ölçekte kalıcı bir sektörel gün olmayı hedeflemektedir.
14 Aralık – Halıcılar Günü
İlanen duyurulur.
Kemerburgaz Metin Oktay Tesisleri’nde, topla ısınmayla başlayan idman, üç grup halinde 8’e 2 pas çalışmasıyla devam etti. Teknik Direktör Okan Buruk yönetimindeki antrenman, savunma ve hücum çalışmasıyla sona erdi. Galatasaray, yarın saat 11.00’de yapacağı idmanla hazırlıklarını sürdürecek.
UEFA’nın düzenlediği Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Konferans Ligi’nde 2025/26 sezonunun play-off turunda ilk maçlar oynandı.Şampiyonlar Ligi’nde Fenerbahçe, Avrupa Ligi’nde Samsunspor, Konferans Ligi’nde ise Beşiktaş ile Samsunspor sahaya çıktı.Fenerbahçe, Benfica ile oynadığı ilk maçta rakibiyle golsüz berabere kaldı. Başakşehir, konuk ettiği Universitatea Craiova’ya, Samsunspor ise Panathinaikos’a 2-1’lik skorlarla mağlup oldu. Beşiktaş ise Lausanne-Sport’la deplasmanda 1-1 berabere kaldı.3 kupada da ilk maçların tamamlanmasıyla güncel UEFA ülke puanında son durum belli oldu.İşte güncel UEFA ülke puanı:1. İngiltere – 94.9502. İtalya – 84.5173. İspanya – 78.8284. Almanya – 74.5455. Fransa – 67.8196. Hollanda – 61.6167. Portekiz – 55.7668. Belçika – 53.5509. TÜRKİYE – 43.50010. Çekya – 40.300
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.